Suyu fazla tutmayan ve geçirgen toprak ile aynı zamanda ilkbahar ve sonbahar donlarından uzak iklim koşullarını karakter edinmiş bir bitkidir. Bitki yıl boyunca oldukça yüksek bir hava nemi ve aşırı olmayan toprak nemine gereksinim duyar. % 50-70 oranında hava nemine ihtiyaç vardır.Kivi yapraklı iken dona karşı duyarlı ise de, bellirli bir miktarda kış soğuklarından da yararlanmaktadır.( 7C0’ nin tında 400-600saat )
İklim isteği:
A)Sıcaklık:Genel olarak Doğu Karadeniz iklim kuşağı kivi bitkisi için uygun istemdir.Yıllık ortalama sıcaklık 12-16C0 olması gerekmektedir.Ancak meyve verme dönemine kadar 8C0 ‘nin üzerindeki sıcaklık toplamının en az 3000 saat , 10C0 ‘nin üzerindeki sıcaklık toplamının en az 2500 saat olduğu iklimlerde en iyi sonuçlar alınmaktadır.( Monastra ve Insero, 1987 ) Don olayları, kivi yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim faktörüdür.Özellikle bitki gözlerinin görülmeye başladığı ve yapraklanmadan sonra olan ilkbahar geç donları bitkiye büyük zarar verir.Yıl içi bitkinin uyandığı dönemlerde sıcaklığın -1C0 ya da -2C0’ye düşmesi halinde geç sürgünler tamamen kavrulurlar.Bu halin uzun sürmesi zarar bakımından çok etkili olacaktır.Genç bitkiler 3-4 yaşına kadar kış donlarına daha duyarlıdır.Bu nedenle kışı sert geçen yörelerde, bitki gövdelerinin 3-4 yaşına kadar kış soğuklarına karşı sarılması gerekmektedir. 4-5 yaşlı bitkilerin yaprağını döktükten sonra –15C0 ile –16C0’ ye kadar dayanabildiği bilinmektedir.Fakat daha düşük sıcaklıklar gövdede çatlamalara ve toprak üstü aksamının kurumasına neden olmaktadır.Kısaca kivi bitkisi,kışın -6 ile –10C0; İlkbaharda sürgünler –0,5C0; Sonbaharda meyveler –2c0’nin altındaki sıcaklıklarda zarar görürler.Kivi yetiştiriciliği bakımından en uygun yerler güneş yönünce hafifçe eğimli ve soğuk havanın akıp gittiği arazilerdir.
B)Yağış:Kivi yetiştiriciliğini etkileyen diğer bir faktör de yağıştır.İklime göre yılda 800-1400mm su tüketmektedir.Yani Rize Bölgesinde genel olarak sulamaya pek ihtiyaç yoktur.(m2 ye 2357 mm/ yıl) Ayrıca kivi bitkisi, hasat zamanına kadar geçen dilimde %50-70 arasında hava oransal nemine ihtiyaç duyar.Bu koşulların olmadığı durumlarda toprak ve hava neminin sulama ile yükseltilmesi gerekir.
C)Rüzgar:Kivi sürgünleri çok gevrek ve kırılıcıdır.Yapraklar büyük ve toprak üstü aksamı, toprak altı aksamına göre daha hacimli olduğundan, rüzgarın olumsuz etkisi artmaktadır.Sert rüzgarlar, yaprakların parçalanmasına, özelliklede sürgünlerin kırılmasına, çiçeklerin dökülmesine ve meyvelerin dallara çarparak zarar görmesine neden olmaktadır.Bundan dolayı; tepelerde,dik yamaçlarda ve rüzgara açık alanlarda bahçe tesisi yapılması tavsiye edilmemektedir.Mecburi durumlarda rüzgar kırıcı önlemler alınmalıdır.Yani ağaçlandırma çalışmaları yapılarak veya tesis etrafına naylon ve benzeri cisimler çekilerek rüzgarın etkisi azaltılmalıdır.
Toprak İsteği:Kivi bitkisi toprak yönünden oldukça seçicidir.Susuzluğa duyarlı olmasının yanında, fazla su tutan ağır bünyeli topraklarda gelişmesi iyi olmamaktadır.Aşırı su tutan topraklarda 3-4 yaşından sonra kurumalar gözlenebilirÇok kumlu topraklarda ise su düzenini tutturmak güç olduğundan gelişmede aksamalar her zaman olacaktır.
Genel olarak kivi; derin ve geçirgen, aşırı su tutmayan ve kireçsiz topraklarda iyi yetişmektedir.En uygun toprak pH’sı 6.0 olmakla birlikte pH’sı 5.5-7.6 arasında da olan topraklarda kiviyi yetiştirmek mümkündür.Bu nedenle bahçe kurulmadan önce toprağın iyi bir analiz edilmesi uygun görülmüştür.
ÇOĞALTMA YÖNTEMLERİ:
Kivi çoğaltım çeşitleri;
odun çelikleri, yarı odunsu çelikler, yeşil çelikler,
kök çelikleri ve doku kültürü gibi değişik
yöntemlerle yapılmaktadır.Bu çoğaltım yöntemlerinden
en çok çöğür aşılaması çelikle çoğaltım
yöntemleri kullanılmaktadır.
Bölgemiz şartlarında tavsiye edilen ve verim bazında ele
alındığında uygun görüleni çöğürle çoğaltımdır.
Uygun olan çeşidi elde etmek için; buruno çeşidinden çöğürme
yöntemiyle üretilen fidanlara haywart çeşittini aşılanarak
elde edebiliriz. Bu bize Doğu Karadeniz şartlarındaki en verimli
modeli oluşturur.
Kasım ayında tam olgunluğa erişmiş meyveler çöğür elde edilmesi için uygundur.Bu iş için genellikle Buruno çeşidi kullanılır. Çünkü yüksek köklenme karakterine sahip olması bu çeşidi cazip hale getirmektedir.
Olgun haldeki kivi meyvesi soyularak elle yada bir parçalayıcıyla pulp hale getirilir. İnce bir elekten geçirilerek meyve ile tohum birbirinden ayrılır. Elde edilen tohumlar oda sıcaklığında % 4-10 nem içerecek şekilde kurutulur. Kurutulmuş tohumlar kapalı bir kap içerisinde 4 C 0 de bir yıldan fazla bir süre için saklanabilir.
Oda sıcaklığında kurutulmuş tohumlar hemen ekildiğinde dinlenme nedeni ile çimlenemezler.dinlenme olayını kırmak için 2-4 C0 de en az iki hafta bekletilmelidir. Bundan başka sterilize edilmiş nemli kumda 1C0 iki hafta süreyle bekleterek katlama yapılması tohum kabuğu aşındırması ve gibberrelik asit uygulaması (GA ün 10 ppm’lik dozunda bir gece bekletmek) çimlendirmeyi artırabilir. Ancak çimlenme için gerekli süreyi kısaltmaz.
Dikilen tohumlar dinlenme süresinden sonra çimlenmeye başlarlar. Bu ekim işi Aralık- Ocak aylarında yapılması tavsiye edilmektedir.Tohumlar çimlendirme kasalarına ekilir. Çimlendirme kasalarını hazırlarken elenmiş çiftlik gübresi, dere kumu ve elenmiş toprak karışımı kullanılır. Tohumlar küçük olduğundan 3mm derine dikilir ve sulanır. Çimlenme 21 C0 de 15-30 gün içinde olur. Sıcaklığa bağlı olarak çimlenme süresi artıp azalabilir. Çimlenme kasasının sıcak ortamda bulunması çimlendirmeyi hızlandırır.Fidecikler iki yapraklı ve tutulabilir hale geldiğinde plastik torbalara alınırlar. Plastik torbalara da aynı çimlendirme kasalarında kullanılan maddeler koyularak hazırlanır.(dere kumu, elenmiş çiftlik gübresi, elenmiş toprak ) beli büyüklüğe gelen fideler aşı parseline alınır. Bir mevsim bakıma alınan bitkiler ertesi yılın ilkbaharında veya yaz başında aşı yapılmaya hazır vaziyete gelirler.
Aşılama ve Aşı Yöntemleri:
Kivi değişik aşı çeşitlerine uygunluk gösterir niteliktedir.Kalem veya göz aşıları bu tür içinde uygulanabilir.Kivide kalem aşılarından yarma aşı, kakma aşı ve dilcikli aşı kullanılabilir.Göz aşılarından,yongalı göz aşısı başarılı olarak uygulanabilmektedir.
Genel olarak aşı,canlı bitki dokularının iki parçasını kaynaştırmak ve uydurmaktır.
Kalem Aşısı:
Odunlaşmış iki kalemin anaca uygun zamanda,uygun şekilde birleştirilmesi işlemidir.bu uygulamada aşı kalemleri, iyi gelişme gösteren, hastalıksız, bol ve kaliteli ürün veren asmalardan alınmalıdır.Yaprak dökümünden sonra gözleri iyi oluşmuş ve iyi odunlaşmış yaşlı ürün çubuklarından aşı kalemleri alınır.alınan aşı kalemleri;olası su kaybını önlemek için uçları parafinlenerek , naylon torbalarda 0-4C0 ‘de ev soğutucularında aşı zamanına kadar saklanır.Başka bir şekilde ise, aşı kalemlerinin nemli bir talaş, kum veya perlit içinde aşı zamanına kadar saklanmasıdır.
Kalem aşısı zamanı,yöreye ve iklim gidişine göre Şubat-Mart ayları arasıdır.Aşı zamanında anaçta özsu akışı olmamalıdır.Böyle bir durum varsa, özsuyu anaç dokuları arasına akarak, kaynaşmanın sıkı olmasını engeller ve aşı tutum oranını düşürür.Onun için ağlama kesildikten sonra aşılama yöntemine gidilmelidir.
A)Dilcikli aşı:
0.6-1.2cm çaplı;
daha çok, küçük materyalin aşılanmasında
kullanılır.Çabuk kaynayan ve başarı oranı yüksek
bir aşı yöntemidir.Bu aşıda anaç ve
kalem çaplarının eşit olmasına özen
gösterilmelidir.Aşı kalemi genellikle iki gözlü hazırlanır.

B)Yarma aşı:
Daha çok çeşit
değiştirmelerinde kullanılsa da çoğaltma
amaçlı olarak da kullanılır.genellikle
2.5-10cm çapındaki az daha gelişmiş kalemlerde
kullanılır.Yarma aşı, dinlenme mevsimi boyunca
yapılabilse de;aktif büyüme başlamadan, anaç gözlerinin
hemen hemen uyanmaya başladıkları erken ilkbaharda yapıldığında
aşı yeri en iyi şekilde kaynar.
C)Kakma aşı:
Anaç çapı kalem çapından
fazla olduğunda tercih edilir.Kalem çoğunlukla iki
gözlü hazırlanır ve anaçta “ V “ şeklinde
açılan yerleştirilir.Şunu da söylemek gerekir
ki; kalem aşılarının uygulanmaları, genellikle
göz aşılarına göre daha zordur ve yapılışları daha
fazla zaman almaktadır.Ayrıca, aşı macunu da gerektirmektedir.Anaçta
kesimden ötürü, daha fazla yara yüzeyi oluşmakta
ve aşı tutmadığında kurumalar olabilmektedir.Sayılan
bu nedenlerden dolayıaşıyla çoğaltımda
daha çok göz aşıları tercih edilmektedir.
Göz Aşısı:
Yongalı göz aşısı:
Kivide başarıyla
uygulanabilmektedir.Yapılması kolay ve tutum oranı yüksektir.Çapı 1-2.5cm
olan oldukça küçük materyalde uygulanma üstünlüğüne
sahiptir.Yapılış zamanına göre sürgün
veya durgun göz aşısı yapılabilmektedir.Mayıs
sonu Haziran başında yapıldığında sürgün
göz aşısı,Ağustos-Eylül arasında
yapıldığında durgun göz aşısı olur.Ancak
sonbaharda yapılan aşılamalarda hava koşulları uygun
olmazsa tutum oranı düşebilir.Onun için ilkbahar
aşılarında ( sürgün ) başarı daha
yüksektir.
Sürgün göz aşısı için gerekli aşı kalemleri, seçilmiş asmalardan kışın alınırlar.Alınan aşı kalemleri 0-4C0 ‘de nemli ortamda aşı zamanına kadar saklanır.Aşılama zamanı, anacın toprağa yakın kısımlarında, iki boğum arasındaki düzgün bir yerden 2-3cm uzunlukta, 8-10mm genişlikte kabukla birlikte bir parça odun (yonga) kesilir.Kesimin bitiş yerinde dıştan içe doğru 450 ‘lik açı verilir.Aşı kalemlerinden göz, aynı irilikte yine yongalı olarak alınır ve anaçta açılan yuvaya yerleştirilir.Göz yerleştirilirken kabuk kısımlarının tam çakışmasına dikkat edilir.Eğer tam çakışma olmuyorsa bir kenarın çakışması da yeterli gelmektedir.Göz tam yerleştirildikten sonra gözün sürgün vereceği uç açıkta kalacak şekilde plastik bantla bağlanır.
Kısaca yapılışı şöyledir:
a)Kalemden yongalı gözün alınışını
b)Anaçta yuva açılması
c)Yongalı gözün anaca yerleştirilmesi
d)Gözün plastik bantla bağlanışı
Durgun yongalı göz aşısı için ;aşı gözleri, aynı yılın ilkbaharında sürmüş ve odunlaşmış sürgünlerden alınır.Gözler yaprak koltuklarında oluşmaktadır.Yapraklar, biraz yaprak sapı kalacak şekilde kesilirler.Sürgün göz aşısında olduğu gibi yongalı olarak kesilen gözler, anaçta açılan yuvaya yerleştirilip, yine sürgün aşısındaki gibi plastik bantla bağlanır.
Kaynaşma her iki aşı döneminde de hava durumuna göre 2-3 hafta içerisinde gerçekleşir.Kaynaşma gerçekleştikten sonra aşı bağları kesilmelidir.Eğer aşı bağları kesilmezse aşı yerinin boğumlanmasına neden olur.Yongalı göz aşısında da aşı tamamen kaynayıncaya kadar ancın tepesi aşı gözünün üstünden vurulmaz.Yongalı göz aşısı ilkbahar döneminde yapılmışsa anacın tepesi, aşı tam kaynadıktan sonra aşı gözünün üst tarafında 2-3 yaprak kalacak şekilde; eğer, sonbahar döneminde yapılmışsa anacın tepesi ilkbaharda gözün üstünden vurulur.Süren aşı gözleri 20-25cm olduğunda bir direğe veya aşı parselinde daha önce hazırlanmış tele bağlanarak düzgünce büyütülür.Bir yıl bakım yapıldıktan sonra fidan satışa sunulabilir.